|
ELEKTRONİK TİCARETTE KATMA DEĞER VERGİSİ
Tüketim vergileri mal ve hizmetlerin satisi üzerinden
hesaplanir. Katma Deger Vergisi (KDV) mal ve hizmet
ticareti üzerinden tarhedilen önemli bir tüketim vergisidir.
Günümüzde KDV, elektronik ticaret açisindan çözüme ulasilmasi
gereken öncelikli bir konu durumuna gelmistir.
Yürürlükteki haliyle KDV elektronik ticaret (e-ticaret)
üzerinde hayli etkin bir konumdadir. Ancak, yine de
uluslararasi islemlerde uygulanabilirligini artirmak
için KDV Kanunu'na bazi ekleme ve düzeltmelerin yapilmasi
kaçinilmazdir. KDV'nin tarh edilmesi ve tahsilinin temini
için düzenleyici adimlar atilmalidir. Bu yazimizda e-ticaret
üzerinden alinmasi gereken KDV'nin tarh, tahakkuk ve
tahsili amaciyla Devletler tarafindan alinmasi gereken
tedbirlere yer verilecektir.
KDV'nin Tarh ve Tahakkuk Sorunu
Küresellesme olgusunun yasandigi günümüz dünyasinda
hiç bir ülke tek basina hareket edemez. Özellikle çifte
vergilendirmenin veya hiç vergilendirmemenin sözkonusu
oldugu tüketim vergileri üzerinde devletler arasi mutlak
bir uzlasinin saglanmasi gerekmektedir.
KDV, Avrupa Birligi'nde uygulanan bir tüketim vergisidir.
Avrupa Birligi ülkeleri e-ticaret üzerinden KDV hususunda
esgüdümlü hareket etmek suretiyle gerek OECD ülkeleri
gerek diger ülkeler ile birlikte çalismalara baslamislardir.
Ekim 1998 tarihinde OECD ülkeleri Bakanlari düzeyinde
yapilan Ottowa Konferansinda bir takim tedbir ve ilkeler
belirlenmistir.
Ottowa Konferansinda yapilan görüsmeler sonucunda,
i- KDV'nin tüketimin yapildigi yerde tahakkuk ettirilecegi,
ii- Gümrük Vergileri ve KDV açisindan dijital ürünlerin
fiziki mal olarak kabul edilmeyecegi, (Dijital ürünlerin
hizmet olarak kabulü gümrük vergisinin uygulanamayacagi
anlamina gelmektedir.)önerilerinde bulunulmustur. Devletler
açisindan önem arzeden konular ise, tüketim yerinin
bir taniminin bulunmayisi ve e-ticaret üzerindeki KDV'nin
tarh ve tahakkuk usul ve esaslarinin tam olarak ortaya
konulamamasidir.
Modernizasyon Çalismalari: E-ticaretin gelismesiyle
beraber vergileme yeri kurali yeniden sorgulanmaya baslanmistir.
Uluslararasi hizmet sunumlarinin son derece sinirli
oldugu, yalnizca fiziki mallarin ithalat-ihracat islemlerine
konu oldugu 20 yil evvel belirlenmis olan vergileme
yeri kavrami erozyona ugramistir. Gelecekte hizmet sektörünün
büyük bir gelisme gösterecegini tahmin edemeyen devletler
tarafindan su an bireylere çok kolay bir sekilde ulasilan
uluslararasi hizmetlerin vergilendirilmesi konusunda
güçlüklerle karsilasilmistir.
Temel vergilendirme yeri kurali geregi hizmetler sunumu
yapan kimsenin ülkesinde vergilenecektedir. Fakat oldukça
az bir hizmet grubu bu kural altinda vergilendirilebilmektedir.
Bu konuda bir çok istisnanin bulunmasi aslinda hizmetlerin
bir çogunun tüketildikleri (yararlanildiklari) ülkede
vergilendirilecegi anlamini tasimaktadir. Bu nedenlerden
dolayi, yararlanildiklari ülkelerde vergilendirilemeyen
hizmetler için kurallarin yeniden gözden geçirilmesi
gerekmektedir.
Avrupa ülkeleri Maliye Bakanlari dijital ürünlerin
arzini KDV açisindan hizmet sunumu olarak kabul etmislerdir.
Hatta, bu ülkelerin Maliye Bakanlari uluslararasi anlasmalarla
e-ticaretin tüketim yerinde vergilendirilmesi gerektigini
belirtmislerdir. Temel vergilendirme yeri kuralinin
bu çerçevede yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.
Genel olarak hizmet sunulmasi durumunda hizmetten yararlanilan
ülkede vergilendirilmesi gerektigine iliskin kuralin
yalnizca e-ticarete bagli olmamasi gerekir. Bu islemin
dogasi geregi geleneksel ticarette de bu kuralin aynen
uygulanmasi gerekir.
Tüketim vergileri mal ve hizmetlerin satisi üzerinden
hesaplanir. Katma Deger Vergisi (KDV) mal ve hizmet
ticareti üzerinden tarhedilen önemli bir tüketim vergisidir.
Günümüzde KDV, elektronik ticaret açisindan çözüme ulasilmasi
gereken öncelikli bir konu durumuna gelmistir.
E-ticaret Islemlerinin Türleri
KDV yönünden e-ticaret islemleri iki gruba girer:
i- Internet üzerinden siparis edilerek teslim edilen
fiziki mallar,
ii- Dijital ürünlerin on-line teslimi seklinde sunulan
hizmetler.
i. Internet üzerinden siparis edilen fiziki mallar:
E-ticaret üzerinden yapilan islemlerin bir çogu fiziki
mallarin teslimi ile sonuçlanir. Yürürlükteki mevzuata
göre, KDV mallarin teslim edildigi yerde (ülkelerde)
tarh ve tahakkuk ettirilir. Bu açidan fiziki mallarin
tesliminde KDV sorunu bulunmamaktadir. Fiziki mallarin
ithalinde gümrükten geçis esnasinda gerek gümrük vergilerinin
gerek KDV'nin tahsili saglanmaktadir.
ii. Hizmetler açisindan tüketim yeri kurali: Baslica
sorun e-ticaret araciligiyla firmalar arasi (B2B) hizmet
sunumlari üzerinden hesaplanan KDV'nin tarh ve tahsilinin
saglanmasidir. Ayrica firmalardan nihai tüketicilere
(B2C) yapilacak hizmet sunumlari üzerinden de KDV'nin
nasil tarh ve tahakkuk ettirilebilecegi konusunda büyük
sorunlar bulunmaktadir.
Tüketim yeri kurali uluslararasi islem üzerinden vergiyi
tarh ve tahakkuk ettirecek ülkenin belirlenmesini saglamaktadir.
Ottowa Konferansi'nda kabul edildigi üzere, tüketim
vergileri, ancak tüketimin yapildigi yerdeki hizmetler
üzerinden alinabilir. Hizmetin dogasi geregi, tüketim
yeri kuralinin uygulanmasinda zorluklar bulunmaktadir.
Yürürlükteki mevzuat bu konuda düzenlemeler içermekle
birlikte özellikle e-ticaret alaninda yapilacak bir
takim ilavelerle daha tutarli bir KDV sistemi getirilebilir.
Firmalar arasi islemler (B2B): E-ticaret üzerinden
yapilan islemlerin büyük bir çogunlugu firmalar arasinda
gerçeklesmektedir. "Reverse Charge" islemleri
olarak bilinen yabanci firmalar arasi islemlerde KDV
müsteriye yansitilmaktadir. Oysa Ottowa Konferansi ile
bu sonuç çelismektedir.
Nihai müsteriye Hizmet Verilmesi (B2C): Günümüzde nihai
müsteriye e-ticaret yoluyla verilen hizmet ihmal edilebilir
boyutlarda ise de gelecekte teknolojik gelismeler sayesinde
bu durumun tersine dönecegi anlasilmaktadir. Yazilim
(Software), müzik ve video dosyalarinin yüksek hizlarda
transferi mümkün oldukça, e-ticaret yoluyla nihai müsterilere
verilen hizmet hacmi ve degeri artacaktir.
Nihai Tüketiciye Hizmet Teslimlerinde KDV Sorunu
Tüketim Yeri Kavrami: Ortaya çikan uluslararasi kanaat
geregince, nihai tüketici açisindan tüketim yeri kavrami
bireyin ikamet yeri ile özdestir. Bu durum, vergilendirme
açisindan bir çok saticinin islerinin kolaylasmasina
yol açmistir.
Islemin niteligi: Mallarin tesliminin tersine dijital
ürünlerin tesliminde gümrükten geçmek sözkonusu olmadigi
gibi islemin gözle görülür (takip edilebilir) bir belirtisi
de bulunmamaktadir. Gerçekte, firmalarca islemin kayda
alinmasinda ve devlet tarafindan denetiminde de sorun
bulunmamaktadir. Ancak, baska bir ülkedeki nihai tüketiciye
yapilan satislar bazi sorunlara yol açmaktadir. Aslinda,
KDV'nin bireyler tarafindan beyan edilebilmesine, tarh
ve tahakkuk etmesine kolaylik saglayan yol ve yöntemler
bulunmak suretiyle, anilan sorunlar çözüme kavusturulabilir.
Bireysel tüketicilerin Internet yoluyla ticaret yapmasini
gelistiren teknolojik ilerlemeler vergilendirme sorunlarinin
artmasina yol açmaktadir. Yürürlükteki mevzuat üzerinde
yapilacak düzeltme ve degisiklerle e-ticaretin olumlu
yönde gelismesini saglayacak biçimde uyumlastirilmasi
gerekmektedir.
Firmalar arasi ticaretin aksine e-ticaret yoluyla nihai
tüketiciye verilen hizmetlerin vergisel yönünün hesaplanmasinda
tüketimin yapildigi yer ilkesi uyarinca bireysel müsterinin
sorumluluklarini yerine getirebilecegi hususu süpheyle
karsilanmaktadir. hatta müsterilerin bir çogunun vergilendirmeden
haberi dahi olmayacaktir.
Tüketim vergileri mal ve hizmetlerin satisi üzerinden
hesaplanir. Katma Deger Vergisi (KDV) mal ve hizmet
ticareti üzerinden tarhedilen önemli bir tüketim vergisidir.
Günümüzde KDV, elektronik ticaret açisindan çözüme ulasilmasi
gereken öncelikli bir konu durumuna gelmistir.
Devletlerce Yapilabilecek Düzenlemeler
KDV'nin tarh ve tahakkukunun kolaylastirilmasi amaciyla,
devletler tarafindan asagida belirtilen düzenlemeler
yapilabilir.
i- Uluslararasi e-ticaret yapan firmalarin vergiyi
tahsil etmeleri ve bireylerin bulundugu yerin vergi
idaresine yatirmalari saglanabilir. ii- Uluslararasi
e-ticaret yapan firmalarin tahsil ettikleri vergiyi
kendi vergi idarelerine yatirmalarinin ardindan bu vergi
idaresine verginin transferi saglanabilir. iii- Finansal
kurumlar kurmak suretiyle verginin stopaj yoluyla kesilmesine
ve bu kuruluslarin ilgili vergi idaresine yatirilmasina
aracilik ettirilmesi saglanabilir.
Teknolojinin gelismesiyle birlikte devletlerin verginin
tarh, tahakkuk ve tahsil ettirilmesinde ve uygun yöntemi
bulmaya çalisacaklari kesindir.
Uluslararasi KDV'de beklenen degisim:
Dünya devletleri KDV konusunda radikal bir degisiklik
düsünmemektedirler, ancak ufak degisikliklerle tüketimin
gerçeklestigi yerde vergilendirilmenin yapilabilmesine
yönelik idari tedbirleri almaya baslamislardir. Diger
mal teslimlerinde oldugu gibi elektronik olarak verilen
hizmetleri de vergilendirebilen devletlerin önünde asagida
belirtilen düzenlemeleri gerçeklestirmeleri gerekmektedir.
i- Hizmetler için temel vergilendirme yeri kurali yeniden
gözden geçirilmelidir. ii- Firmalarin veya nihai tüketicilerin
yerlesim yerine iliskin olarak vergi kaçirmaya olanak
saglayip saglamadigi arastirilmalidir. iii- Firmalar
arasi "Reverse Charge" mekanizmasinin kullanimina
devam edilmesi hususu gözden geçirilmelidir. iv- Nihai
tüketicilere satis yapan yabancilarin muhasebe defter
ve kayitlarinin izlenmesi usulleri gelistirilmelidir.
v- Ayni veya farkli yerlesim yerinde ayni hizmetten
yararlananlara uygulanacak kurallar belirlenmelidir.
vi- Is dünyasini vergi sorunlarini çözücü mahiyette
sonuçlara ulasmak için desteklemek gerekmektedir.
Bu çerçeveyi biraz daha detaylandirabiliriz. Söyle
ki,
Yeni bir kural: Tüketim yeri ilkesi e-ticaret için
günümüzdeki temel vergilendirme yeri kurali ile çelismektedir.
Çözüm uluslararasi hizmetlerin yararlanildiklari ülkede
vergilendirilmesine yönelik yeni bir kural olusturmakla
saglanabilir.
Tüketimin tanimi: Firmalar için sunulan birçok hizmetin
tüketim yeri bu firmalarin kuruldugu yer addedilmektedir.
Yararlanma baska bir ülkede ortaya çiktiginda söz konusu
yararlanmanin gerçeklestigi ülkede vergilerin tarh ve
tahakkuk edilmesi gerektigine yönelik bir kural konulmasi
gerekmektedir. Nihai tüketiciler için ise, tüketim yeri
kavrami, bireylerin kalici bir yerlesime sahip olduklari
ikametgahlarinin bulundugu ülke olarak belirlenmistir.
"The reverse charge": Firmalar müsterisi
olduklari hizmetlerin ithalinde KDV hesaplamaya devam
edeceklerdir. Bu olay yabanci firmalarin KDV mükellefiyetini
ortadan kaldirmakta ve yerli firmalara karsi rekabet
ortamini devam ettirmektedir.
Yabanci firmalarin mükellefiyet tesisi: Karisikligi
önlemek için üretici firmalarin mükellefiyet tesisi
saglanmak suretiyle on-line KDV ödemeleri gerçeklestirilmektedir.
Fakat her hal ve takdirde böyle bir sistemin isleyebilmesi
için uluslararasi anlasmalarin yapilmasina gerek bulunmaktadir.
Otomasyonel yazilim çözümleri: Daha etkin bir vergilendirme
için, is dünyasina uluslararasi satislari izlemekte
kullanilacak siparis izleme süreçlerini gelistirecek
yazilimlari kullanmasi tesvik edilebilir. Bu yolla yabanci
firmalarin ülke içinde mükellefiyet tesis ettirilmesine
gerek kalmayacaktir.
Sonuç
Devletler tüketim yerinde tarh ve tahakkuk eden vergiyi
öngören uluslararasi anlasmalar isiginda vergileme yeri
kuralini gözden geçirmek zorundadirlar. E-ticaret tarafindan
desteklenen ticaretin globallesmesi olayi, yaratilan
katma degerin ülkelerce vergilendirilmesi yönünden yalniz
baslarina mücadele edebilecekleri bir konu degildir.
Dünya çapinda bir düzenleme yapilabilmesi için devletlerin
uluslararasi anlasmalar yapmasina gerek bulunmaktadir.
Devletlerin KDV'nin teknolojik gelismeler nedeniyle
kavrayamadigi e-ticaret islemlerinin uyumlastirilmasi
konusunda birlikte çalismalari gerekmektedir.
|